Kazdağları Ekoturizm Rehber Sitesine Hoşgeldiniz!

Kazdağları ve etekleri Çanakkale ve Balıkesir illerindeki birçok ilçeyi içeren geniş bir alanı kapsar. Batıda Dededağı, ortada ana Kazdağı, doğuda Eybek dağı, kuzeydoğuda Gürgen, Kocakatran ve Susuz dağlarından oluşan Kazdağları silsilesi Marmara bölgesi ile Ege bölgesini birbirinden ayırır. Burhaniye, Edremit, Güre, Altınoluk, Küçükkuyu, Ayvacık, Bayramiç gibi birçok ilçe Kazdağları’nın eteklerinde kurulmuştur.

Biga yarımadasının 1774 metre ile en yüksek kütlesi olan ana Kazdağı’nın güney yüzü, yani Zeytinli çayından Altınoluk yerleşiminin batısına kadar olan bölümü ile bu bölümün zirveye kadar devam eden yüksekliklerinin kapsadığı 21.450 hektarlık alan, 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Milli Park ilan edilmiştir. Kazdağı Milli Parkı’nın korunmaya alınmasında çok önemli ekolojik sebepler bulunmaktadır. Kazdağları’nın yaklaşık doksan bin yıl süren son buzul çağından etkilenmemiş olması sahip olduğu doğal zenginliğin nedenlerinden biridir. Doğudan batıya uzanan Kazdağı kütlesini kuzey-güney istikametinde derin vadi ve kanyonlar kesmektedir ve bu yapının ortaya çıkardığı farklı iklimsel koşullar nitelikli bir ekosistem oluşturmaktadır. Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Tundra (Sibirya) iklim sistemlerinin aynı anda gözlemlendiği Kazdağı Milli Parkı’nda yaklaşık 800 farklı bitki türü tespit edilmiştir. Bu bitkilerden 32 tanesi endemik türdür, yani dünyada sadece Kazdağları’nda yetişmektedir.

Gözlem Noktaları
Kazdağı kütlesinin güney yüzünde hakim olan bitki topluluğu, alt seviyelerde zeytin (Olea europaea) ve kızılçam (Pinus brutia), üst seviyelerde karaçam (Pinus nigra var. pallasiana) ile temsil edilen kurak iklim tipine ait ormanlardır. Güney yüzde özellikle etekler, kızılçam ve bu türün tahrip alanlarını kaplayan maki topluluğu ile tipik Akdeniz manzarası taşır. Buna karşılık zirve bölgesi ve civarlarında nemli iklim tipine ait ormanlar yayılış gösterir. Yükseklerde endemik bir tür olan göknar (Abies equi-trojani), daha alt seviyelerde ise sapsız meşe (Quercus petreae) ve Karadeniz ikliminin karakteristik ağacı olan kayın (Fagus orientalis) görülmektedir. Kazdağları hayvan çeşitliliği açısından da oldukça zengindir; Boz Ayı (Ursus arctos), Yaban Domuzu (Sus scrofa), Çakal (Canis aureus), Tilki (Vulpes vulpes), Porsuk (Meles meles), Kaya Sansarı (Martes foina) en çok gözlemlenen türlerin başında gelir. Ayrıca Kuş Gözlem Ağı üyelerinin tespitine göre Kazdağları’nda 120 farklı kuş türü gözlemlenmiştir.

Kazdağları’nın binlerce yıl öncesinden gelen bir adı da İda’dır. İda’nın sözlük anlamı kesinlik kazanmamıştır, eski bir Anadolu dili olan Luwi’ceden geldiğini ve Kybele’nin bir sıfatı olduğunu savlayanlar olduğu gibi, kelimenin ağaç ya da orman anlamında olduğunu dile getirenler de mevcuttur. Antik tarih yazarı Homeros’un “hayvanların anası, kaynağı bol, bin pınarlı İda” olarak nitelendirdiği Kazdağları, mitolojide önemli bir yer tutar. Homeros’un İlyada’sına göre tanrı Zeus, Truva savaşını İda dağının zirvesinden seyretmiş; Hera, Athena ve Afrodit arasında, çoban Paris’in jüriliğinde yapılan güzellik yarışması yine bu dağlarda gerçekleşmiştir. Özellikle Roma İmparatorluğu’nun kuruluş hikayesini içeren ve Vergillius tarafından kaleme alınan Aeneid destanında, Akhalara yenilen Truvalıların Kazdağı Köknarı ağaçlarından gemiler yaparak İtalya’ya göçtükleri ve orada kurdukları şehir ile Roma İmparatorluğu’nun tohumlarını attıkları anlatılır. Ayrıca Roma İmparatorluğu’nun Hannibal’in istilasından kurtulmasının da Kazdağları’nın Ana Tanrıçası sayesinde olduğuna inanılmaktadır. Bu sebeple Roma’da “Magna Mater Deum Idaeus” isminde bir tapınak yapılmıştır.

Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları
Kazdağları Osmanlı tarihinde de önemli bir yer tutmuştur, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un işgali için Toroslar’da yaşayan Türkmen boyundan Ağaçeri kavmini Kazdağları’na yönelterek ağaç kesimi yaptırdığı ve bu ağaçları İstanbul’un işgalinde kullandığı bilgisi tarih kayıtlarına geçmiştir. Günümüzde Tahtacı Türkmenleri ismiyle anılan, dönemin Ağaçeri kavmi halen Kazdağları’nın eteklerindeki köylerde yaşamakta ve Kazdağları ve Sarıkız ile ilgili geleneklerini sürdürmektedirler.

Birçok farklı açıdan Anadolu’nun önemli değerlerine sahip olan Kazdağları hem doğal, hem kültürel, hem de tarihi bir mirastır ve gelecek nesiller için korunması birinci önceliktir.

Bu websitesi ve özel kitapçığı Kazdağları’nda ekosisteme saygılı, bilinçli ve sürdürülebilir bir turizm yapılmasına destek vermek amacıyla hazırlanmıştır. Gerek yürüyüş ve bisiklet parkurları, gerekse endemik bitki, kelebek, kuş ve mantar türleri verilen örnekler ile sınırlı değildir. Kitapçıktaki tüm konular ile ilgili detaylı bilgi almak isteyenler veya zorluk dereceleri farklı parkurları tercih edenler kitapçığın sonundaki bağlantılar listesinden faydalanabilirler.

Kültür Noktaları
Önemli Not!

Kazdağı Milli Parkı’na giriş ücretlidir ve bu girişi Alan Kılavuzu eşliğinde yapmak zorunludur. Milli Park sınırları dışında kalan parkur ve gözlem noktalarına da Alan Kılavuzu eşliğinde gitmeniz yasal sorunlar ile karşılaşmanızı engelleyecektir. Lütfen Zeytinli beldesinde bulunan Kazdağı Milli Parkı Tanıtım Bürosu’ndan (haritada R noktası olarak gösterilmiştir) detaylı bilgi alınız.