Antandros Antik Şehri

kazdagi-archeology
  • N39 34.262 E26 47.146 YÜKSEKLİK:1m
Antandros Altınoluk-Edremit karayolunun 2’inci kilometresinde, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde yer alan önemli bir Troas kentidir. Kazdağlarının güney eteklerinde, Mysia ve Aiolis’i Troas’a bağlayan yolu kontrol eder konumda, denize dik olarak uzanan Kaletaşı Tepesi’nin zirve ve batı yamaçlarına konumlanmıştır. Antandros kentinin kuruluşu hakkında antik kaynaklardan çok farklı bilgiler edinilmesine karşın, bütün antik kaynaklar Antandros’un ünlü tersanelere sahip olduğu konusunda hemfikirdirler. Herodotos’un bir Pelasg yerleşimi olarak söz ettiği Antandros’tan Vergilius, Phryg yerleşimi olarak bahseder. Vergilius’un ‘Aeneas’ adlı eserinde MÖ 1200′lü yıllarda Akhalar ile Troialılar arasında çıkan savaş sonrasında yıkılan Troia kentinden kaçan Aeneas ve yanındakilerin bir Phryg yerleşimi olan ve İda Dağı eteklerinde bulunan Antandros’ta donanmalarını kurduklarından bahsedilir. Antandros hakkında bilgi veren antik yazarlardan biri olan Strabon, Geographika adlı kitabında Antandros’un bir Leleg yerleşimi olduğunu belirtir. Kronolojiyi destekleyen diğer bir bilgi Antandros’un Attika-Delos Deniz Birliği’ne girmesidir. Birliğe üye kentlerin ödedikleri vergilerin yılı ve miktarının kayıt edildiği vergi listelerinde, Antandros ismine ilk olarak MÖ 425 yılında rastlanır.

Antandros antik kentinin saptanmasına ilişkin araştırmalar 1842 yılında Heinrich Kiepert’in Avcılar Köyü camisinin duvarında Antandros isminin geçtiği yazıtı keşfetmesiyle başlar.Kiepert, Antandros olarak saptadığı Kaletaşı Tepesi’ne tırmanmış ve orada bir şehir yerleşmesini doğrulayacak miktarda mermer ve seramik parçası bulmuştur. Antandros’ta sistemli kazı çalışmaları 2000 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırması sonucunda elde edilen veriler ışığında 2001 yılında başlamıştır. Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Gürcan Polat’ın bilimsel başkanlığındaki bir ekip ile Balıkesir Müzesi’nin ortaklaşa çalışmaları sonucunda başlayan kazılar Yamaç evi olarak nitelendirilen Roma villası, Nekropolis ve sur bölgesinde yoğunlaşarak devam etmektedir.